IGUSABDER Sayı 5, Ağustos 2018 / IGUSABDER Issue 5, August 2018
Bu koleksiyon için kalıcı URI
İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi / Istanbul Gelisim Universitesi Journal of Health Sciences
Güncel Gönderiler
Öğe İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi (IGUSABDER) Sayı 5, Ağustos 2018(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018) Barut, Abdullah YükselMerhaba, Düşüncelerimizi yoluna koyabilmek için önce bilgi eksikliklerimizi gidermemiz gerektiği gerçeği ve tüm emeği geçenlerin katkıları ile Dergimizin beşinci sayısını siz okuyucularımıza sunmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Okumak bizleri olgunlaştırırken, yazmak ise bizlere daha somut bir bilgi sağlar. İnsanların en büyük özelliği ise bildikleri ile yaşamalarıdır. Tüm yazarlara bizlere sağladıkları somut bilgiler için teşekkür ediyorum. Dergipark uygulamasının tüm yayın sürecini kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması yazarlarımız, hakemlerimiz ve editörlük olarak yayın sürecimizi kolaylaştırmış, olabildiğince kurallara uygun bir dergi çıkarmamızı sağlamıştır. Değerli İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi okuyucuları, öncelikle geri bildirimleriniz ile bize destek olduğunuz için sizlere, sonra da yayın sürecine katkısı olan Yazarlara, Hakemlere, Danışmanlara, Yazı İşleri Kurulu’na ve Editör Yardımcılarına teşekkür ediyorum. Allen Klein, “Yüzünüzdeki bir gülümseme, insanlara kalbinizin yerinde olduğunu anlatmak için bir ışık yakmaktır” demektedir, yüzünüzden gülümsemenin eksik olmaması dileği ile saygılarımı sunuyorum. Hoşcakalın. Dr. Öğr. Üyesi A. Yüksel BARUT EditörÖğe Kanserli Hastalarda Progresif Gevşeme Egzersizlerinin Kemoterapinin Yan Etkileri Üzerine Etkisi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Genç, Aslı; Oğuz, SıdıkaKanser tedavisinde cerrahi ve radyoterapi lokal tedaviler olup sistemik bir tedavi olan kemoterapinin yeri ve önemi büyüktür. Kemoterapinin, kullanılan tedavi rejimine bağlı olarak birçok yan etkisi vardır. Yorgunluk, bulantı ve kusma, nötropeni, anemi, periferal nöropati, uyku bozuklukları kemoterapinin en sık görülen yan etkilerindendir ve hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Kemoterapiye bağlı yan etkilerin yönetiminde önerilen ancak etkinliği tartışmalı olan yöntemlerden biri de Progresif Gevşeme Egzersizleridir (PGE). Progresif Gevşeme Egzersizleri’nin kanser hastalarında ağrı, anksiyete, depresyon, uyku bozuklukları, kemoterapiye bağlı bulantı, kusma, yorgunluk gibi sorunlar üzerinde etkinliğini değerlendiren az sayıda çalışma vardır ve yeterli kanıt yoktur. Yapılan çalışmaların da metadolojik açıdan zayıf olduğu bildirilmiştir. Kanser hastaları gerek hastalığın etkisi veya gerek tedavi yöntemlerinin yan etkileri nedeniyle zorlu bir süreçten geçmektedir. Bu hastalara standart farmakolojik tedavinin yanında progresif gevşeme eğitiminin verilmesi gibi ileri düzeyde, basit, pahalı olmayan ve güvenilir hemşirelik uygulamalarının semptom kontrolünü artıracağı ve yaşam kalitesini geliştireceği düşünülmektedir.Öğe Üniversite Öğrencilerinde Süt ve Süt Ürünleri Tüketimi, Kalsiyumun Antropometrik Ölçümlerle İlişkisi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Demir, Hülya; Özkorucuklu, Yeşim NurdanAmaç: Bu araştırma üniversite öğrencilerinin süt ve süt ürünleri tüketim alışkanlıkları, beslenme eğitimi alan ve almayan gruplar arasındaki bilgi düzeyleri ile tüketim sıklığı farklılıkları ve bu grupların kalsiyum alımları ile Beden Kütle İndeksi (BKİ) ve bel/kalça oranları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Örnekleme özel bir üniversitesinin, hemşirelik, beslenme ve diyetetik, mimarlık ve grafik tasarımı bölümlerinde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 200 kişi dahil edilmiştir. Araştırma verileri 15 Temmuz – 15 Ağustos tarihleri arasında araştırmacılar tarafından hazırlanan Genel Bilgi Formu ve Besin Tüketim Sıklığı Formu ile toplanmıştır. Bulgular: Katılımcıların 109’unun süt içme alışkanlığı olduğu saptanırken 91 kişi ise tiksinme ve mide bulantısı gibi nedenler ile süt içmediklerini belirtmişlerdir. Süt ve süt ürünlerinin içerdiği kalsiyum miktarını bildiğini ifade eden kişilerin tamamı bu değerleri doğru bilemezken, günlük kalsiyum miktarını biliyorum diyenlerin çoğunluğu da bu miktarı doğru olarak belirtememişlerdir. Katılımcıların bölümlerine göre BKİ ve bel/kalça oranları incelendiğinde beslenme ve hemşirelik bölümlerinde BKİ>25kg/m2 olan bireylerin oranı(%3,92 ve %9,80) mimarlık ve grafik tasarımı bölümünden daha az (%31,37 ve %54,90) olduğu tespit edilmiştir. Süt ve süt ürünlerinden (her öğün tüketenler dikkate alınmıştır) günlük kalsiyum tüketim miktarı ve BKİ arasındaki ilişki incelendiğinde ise <600 mg tüketen katılımcıların çoğunluğunun BKİ >25 kg/m2 sınıfında yer aldığı belirlenmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinde süt ve süt ürünleri tüketim alışkanlığı olduğu ve bu konuda eğitim almış bireylerle almamışlar arasında tüketim farklılığı olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların yetersiz süt ve süt ürünleri tüketimi ile yüksek Beden Kütle İndeksi ve bel/kalça oranı arasında negatif ilişki olduğu saptanmıştır.Öğe Kanatlı Etlerinde Campylobacter Türlerinin Kültür Yöntemi ve Kütle Spektrometresi ile Tespiti(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Kestir, Elif; Özpınar, HaydarAmaç: Campylobacter bağırsak florasının doğal bir üyesi olan, enterik ve genital sistem infeksiyonlarına neden olan mikroorganizma familyasıdır. Alt türlerinden Campylobacter jejuni ve Campylobacter coli insanlarda gastroenteritisin başlıca nedenleri arasında olup, Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyan ve Kontrol Esasları Yönetmeliği’ne göre "Bildirimi zorunlu D grubu bulaşıcı hastalıklar" kapsamında takip ve ihbarı laboratuvar seviyesinde zorunlu tutulmaktadır. Buna ek olarak, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2007-2015 yılları arası gıda kaynaklı hastalıklar raporunda Campylobacter kaynaklı enterik hastalıkların sürveyans raporu içine almıştır. Bu çalışmada İstanbul ili sınırları içinde satışa sunulan toplam 100 adet çiğ tavuk eti örneğinde (50 tavuk kanat ve 50 tavuk baget) Campylobacter türlerinin kültür yöntemi ve kütle spektrometresi ile tespiti amaçlandı. Yöntem: Örnekler mikrobiyolojik yöntemle ön zenginleştirme ve selektif zenginleştirme işlemine alındı. Selektif besiyerinde gelişen şüpheli Campylobacter kolonilerine oksidaz ve katalaz testleri uygulandı. Oksidaz ve katalaz pozitif izolatlar kütle spektrometresi ile kesin tiplendirme işlemine alındı. Bulgular: Kütle spektrometresi ile tiplendirme sonucu 3 örnekte (%3) 2 C. jejuni ve 1 C. coli suşu kesin şekilde tanımlandı. Sonuç: Çiğ satılan tavuk etlerinin Campylobacteriosise yol açan türler ile bulaş oldukları, gıda güvenliği ve halk sağlığı bakımından risk taşıdıkları ve genel hijyen kurallarına dikkat edilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca, kültür bazlı mikrobiyolojik yöntemlerin Campylobacter türlerinin tespitinde modern enstrumental yöntemler ile desteklenmesi gerektiği görülmüştür.Öğe Factors Affecting Outcomes of Adult Forearm Fractures Treated by Locking Compression Plate(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Utkan, Ali; Koçak, Burak; Ceritoğlu, Kubilay Uğurcan; Arslan, Aydın; Özkurt, BülentAim: Although internal fixation of forearm fractures by dynamic compression plates had been studied extensively, the details of optimal fixation by locking compression plates are not clearly defined. Besides the factors affecting the functional outcome is still the subject of considerable debate. The present study is designed to evaluate factors affecting the outcomes of adult forearm fractures treated via locking compression plate. Method: The patients with Gustillo Anderson type 3 open fractures or the ones treated in intensive care unit were excluded and thirty-six forearm fractures treated by locking compression plate were prospectively followed. Disability Arm Shoulder Hand (DASH) and Anderson criteria scores for assessment of outcomes obtained at sixth month were evaluated. The patients were followed up for 4 (3-6) years on average. Findings: In 18 (50%) patients, fractures were caused by simple fall. The mean healing time of the fractures was 13.2 ± 2.1 weeks. Patients, who smoked or had open fractures or complications, had longer healing time. Mean DASH score was calculated as 13.9 ± 5.9. Upon presence of open fracture or postoperative complication there was a significant deterioration in scores. Although the cause of the injury had some effect on functional results the mechanism (whether the injury was direct or indirect) made no difference. Conclusion: Fracture type was the most important factor affecting both healing time and outcome. Being an open fracture or the presence of postoperative complication deteriorates the outcome. The functional results were somewhat poorer in fractures caused by simple fall.Öğe Bilirubin Damgalı Kitosan-Agaroz Biyomateryalinin Sentezi, Karakterizasyonu ve Bilirubin Uzaklaştırılmasında Kullanımı(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Kaya Koçdoğan, Arzu; Çetin, SemaAmaç: Bilirubin damgalı kitosan-agaroz biyomateryalinin; sentezi, karakterizasyonu ve bilirubin uzaklaştırılmasında kullanımının önemini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kitosan ve agaroz doğal polimerleri materyal olarak seçilmiştir. Bilirubin damgalı kitosan-agaroz biyomateryalinin bilirubin uzaklaştırma kapasitesinin belirlenmesi için insan plazması kullanılmıştır. Bulgular: Bilirubin uzaklaştırılması için pH 7.0, sıcaklık 37oC ve başlangıç bilirubin konsantrasyonu 40 mg/g optimum şartlar olarak belirlenmiştir. NaCl konsantrasyonunun arttırılması ile bilirubin için iyonik şiddetin azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Etkileşim öncesi ve sonrasında alınan serum örneklerinde bilirubin analizi gerçekleştirildi ve moleküler damgalı kitosan-agaroz biyomateryalleri ile %87’lik bir uzaklaştırma oranı elde edildi. Sulu çözeltilerden bilirubin adsorpsiyonu ile insan plazmasından bilirubin adsorpsiyonu kıyaslandığında, plazmada adsorpsiyon kapasitesinin çok az miktarda azaldığı gözlendi.Öğe Group Decision Making for Hospital Location Selection Using VIKOR under Fuzzy Environment(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Çelikbilek, YakupAim: The purpose of this study is to select the best hospital location for a health institution under 10 criteria using multi criteria decision making techniques under fuzzy environment. Another important purpose of this study is to include weights of the members of the board of directors of the institution while making decisions. Method: Evaluations are done to select the best hospital location for a private health institution. To this aim, fuzzy VIKOR (VlseKriterijumska Optimizacija I Kompromisno Resenje) method is used with the help of members of the board of directors by using group decision making. All members of the board of directors are included in the problem according to the weights in the board of directors. Hence, the results of the study to make the decision of hospital location selection are more objective. Findings: The results of this study demonstrate the best location for a new hospital. In addition, differences between the locations are clearly seen at the fuzzy results for comparisons. To validate the results of this study and the proposed method, another fuzzy multi criteria decision making method is applied to the problem. Consistency of all results shows applicability, effectiveness and validity of the proposed method for hospital location selection. Conclusion: Evaluations of all results show that the proposed method is efficient for hospital location selection problem and can also be applicable for other decision making problems of health institutions.Öğe İnme Hastalarında Kinezyobantlamanın El Fonksiyonlarına Etkisi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Koca, Tuba Tülay; Koçyiğit, Burhan Fatih; Güçmen, Burhan; Keleş, NurullahAmaç: Kas iskelet sistemi bozukluklarında kinezyobantlama (KT) sıklıkla kullanılmasına rağmen, inme hastalarında etkinliği hakkında yeterli veri yoktur. Birkaç çalışmada inme hastalarında KT'in alt ekstremite fonksiyonlarına, üst ekstremite lenfödem ve refleks sempatik distrofideki etkisi değerlendirilmiş fakat bildiğimiz kadarıyla el fonksiyonlarına etkisi üzerine ise çalışma yoktur. Bu çalışmamızın amacı hemiplejik hastalarda KT uygulamanın el fonksiyonlarına akut dönem etkisini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmamıza son 1 yıl içinde iskemik/hemorajik inme geçiren 20 hasta dâhil edildi. Tüm hastalara 3 gün süreli toplamda 3 kez önkol ekstansör kas bölgesine KT uygulaması yapıldı. Tüm hastaların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet, eğitim, sigara kullanımı, diyabet (DM), hipertansiyon (HT), serebrovasküler hastalık tipi ve süresi, hemiplejik taraf, dominant el) kayıt edildi. Hastalığın şiddeti Ulusal Sağlık İnme Skalası (NIHSS) indeksi, el fonksiyonları uygulama öncesi ve sonrası (3. haftanın sonu) el fonksiyonel indeksi, iki aşamalı Minnesota el beceri testi (dokuz delikli test) ile el kavrama gücü ise dinamometre ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya ortalama 61±6 yaşlarında 13 erkek, 7 kadın hasta dâhil edildi. Hastaların %45’i 3 aydan kısa süreli tanı almıştı, %100 HT, %85 DM hastası idi. İnme tiplerinden en sık %90 ile iskemik tipi görüldü. Tutulan taraf sağ ve sol eşit oranda idi. Hastaların tedavi öncesi ve 3 haftalık KT uygulaması sonrası el kavrama gücü (p=0,001), el fonksiyonel indeksi (p=0,00) ve dokuz delikli test süresinde (p=0,001) anlamlı farklılık gözlendi. Sonuç: KT uygulaması inme rehabilitasyonunda akut dönemde el fonksiyonlarına olumlu etkide bulunmaktadır.Öğe Examination of Age Related Volume Changes in Brain by Magnetic Resonance Imaging Method(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2018-08-31) Hayretdağ Örs, Ceyda; Tiryakioğlu, Necip Ozan; Varol, TuncayAim: Normal brain aging is accompanied by cognitive decline. Determination of age-related changes in the brain helps in understanding the healthy aging process. Our aim was to examine the volume changes occurring due to advanced age by investigating the age-related changes in brain during normal aging process. Method: This study was carried out on the magnetic resonance (MR) images of 29 healthy subjects consisting of 13 males and 16 females between the ages of 20 to 80. Volumes of right and left cerebral hemispheres, right and left frontal lobes, and right and left temporal lobes were measured by Cavalieri sections method on MR images. Findings: A significant age-related decline in the volumes of all investigated regions (p<0.05) was observed. The decline in volume is higher in males in comparison to females. Additionally, it has been observed that in male subjects, the volume of right hemisphere, right frontal lobe and right temporal lobe showed more signs of atrophy than left side; whereas in females, the volume of right frontal lobe showed a more prominent decline than its left frontal lobe. Conclusion: An age-related decline in brain volume has been detected for both sexes; however male subjects suffered a more prominent decline than females. We believe that the reason behind this more significant decline might be the effect of gonodal hormones.