Yazar "Çelik, Ali" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 19 / 19
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe AB-15 Ülkelerinde Teknolojik İlerleme ile Vasıflı ve Vasıfsız Kadın Emeği İlişkisi: Panel Eşanlı Denklem Sistemi Çözümlemesi(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2022) Akdağ, Nuran; Çelik, AliÜretim araçlarındaki gelişmeler ve teknolojik ilerlemelerin tarihin akışına önemli ölçüde yön verdiğini söylemek mümkündür. Fakat teknolojik atılımlar sağlamış olduğu pek çok avantajın yanında, iklim değişikliği başta olmak üzere önemli sayıda sorunun da kaynağı olarak görülmektedir. Teknoloji-istihdam ilişkisi de sanayi devrimden bugüne güncelliğini her dönem koruyan bir araştırma ve tartışma konusudur. Bu çalışmada teknoloji ile kadın emeği ilişkisi incelenmektedir. Çalışmanın amacı teknolojik gelişmelerin vasıflı ve vasıfsız kadın istihdamını hangi düzeyde etkilediğini saptamaktır. Bu doğrultuda teknolojik ilerlemenin vasıflı ve vasıfsız kadın emeğine etkisi 2000-2020 yılları arası için AB-15 (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere) ülkeleri ekseninde panel eşanlı denklem sistemi yardımıyla araştırılmaktadır. Analiz bulguları, patent sayısındaki artışın vasıflı kadın işsizlik oranını azaltırken, toplam faktör verimliliğindeki artış vasıfsız kadın işsizlik oranını arttırmaktadır. Öte yandan beşeri sermayedeki artışın vasıfsız kadın işsizlik oranını düşürmekte olduğu tespit edilmektedir.Öğe Asgari Ücret ve Ekonomik Büyüme Hızının Emek ve Sermaye Gelirlerine Etkisi: OECD Ülkeleri için Sistem GMM Yaklaşımı(Mehmet Songur, 2024) Çelik, Ali; Koç, AbdilcelilÇalışmanın amacı OECD ülkelerinde 2008 Küresel Kriz sonrasında emek ve sermaye gelirlerinin gelişimini incelemek, asgari ücretteki ve büyüme hızındaki değişimin, emek ve sermaye gelirlerini nasıl etkilediğini ortaya çıkarmaktır. Ayrıca, COVİD- 19 pandemisinin emek ve sermaye gelirleri üzerinde bir kırılma oluşturup oluşturmadığını belirlemektir. Bazı OECD ülkelerinde asgari ücret uygulamasının olmaması, bazılarında da veri eksikliği nedeniyle, bu çalışma sadece 24 OECD ülkesini kapsamaktadır. Bu çalışmada 2010-2021 dönemini kapsayan yıllık verilerle 24 OECD ülkesi için ekonomik büyüme hızı, asgari ücret artış hızı, enflasyon oranı ve COVID-19 pandemisinin sermaye ve emek gelirlerini hangi düzeyde etkilediği dinamik panel ekonometrisi yaklaşımıyla araştırılmaktadır. Bu çalışmada İki Aşamalı Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) yöntemi kullanılmış olup, oluşturulan iki model çerçevesinde analiz gerçekleştirilmektedir. Birinci modelde sermaye gelirleri bağımlı değişken, sermaye gelirlerinin bir gecikmeli değeri ile ekonomik büyüme hızı, asgari ücret artış hızı, enflasyon oranı ve COVID-19 pandemi kuklası (Dummy) bağımsız değişkendir. İkinci modelde ise emek gelirleri bağımlı değişken, emek gelirlerinin bir gecikmeli değeri ile ekonomik büyüme hızı, asgari ücret artış hızı, enflasyon oranı ve COVID-19 pandemi kuklası (Dummy) bağımsız değişkendir. Çalışmadan elde edilen bulgular ise şunlardır: Asgari ücret artış hızı ile sermaye gelirlerinin payı arasında negatif, emek gelirlerinin payı arasında ise pozitif ilişki bulunmuştur. Büyüme hızı, enflasyon ve pandemi sermaye gelirlerinin payını arttırırken, emek gelirlerinin payını olumsuz etkilediği görülmüştür.Öğe Capital stock, energy, and innovation-related aspects as drivers of environmental quality in high-tech investing economies(SPRINGER HEIDELBERG, TIERGARTENSTRASSE 17, D-69121 HEIDELBERG, GERMANY, 2023) Çelik, Ali; Alola, Andrew AdewaleBy looking at the technological advancement and climate change mitigation plan of the advanced economies, the current study examines the role of sustainable development aspects such as innovations, high technology export, labor productivity, capital stock, research and development (R&D), information and communication technology (ICT), capital stock, and energy use in mitigating environmental degradation for the selected panel of countries with the most investment in technology (China, Denmark, Finland, France, Israel, Korea, Hong Kong, Germany, Japan, Netherlands, Singapore, Sweden, United Kingdom, and United States) over the period 2000–2018. Foremost, the pooled ordinary least square (POLS) and random-efects (RE) generalized least squares (GLS) approaches provided additional interesting inferences. As such, the POLS result revealed that only capital stock in the panel countries shows a desirable environmental efect. At the same time, labor productivity, innovation, R&D, ICT, and energy further hamper ecological quality in the examined panel countries. Similarly, the GLS result largely afrms the POLS results, with only the capital stock among the explanatory variables showing evidence of emission mitigation efect in the panel. Additionally, the panel Granger causality result illustrates evidence of unidirectional causality only innovation, ICT, and capital stock to environmental degradation.Öğe Covid-19 Döneminde Abd Borsaları, Altın Fiyatları ve VIX Endeksi ile Bitcoin ve Ethereum Fiyatları Arasındaki İlişkinin Analizi(Anadolu Üniversitesi, 2022) Koç, Abdilcelil; Çelik, AliÇalışmanın amacı, 03.01.2020 ile 28.02.2022 dönemi için üretim araçlarındaki gelişmenin bir başka veçhesi olan dijitalleşme ile kripto paralara yönelimin hızlanmasının geleneksel borsalara alternatif olup olmayacağını simetrik ve asimetrik nedensellik test yöntemleriyle incelemektir. Bu çerçevede simetrik nedensellik analiz sonuçlarına göre, BTC ve ETH fiyatlarından SP500, NASDAQ ve DOWJ fiyatlarına doğru bir nedensellik ilişkisi saptanmış, aynı zamanda VIX’ten BTC ve ETH’ye doğru bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Asimetrik nedensellik analizi sonuçlarına göre SP500, NASDAQ, DOWJ ve Altın fiyatlarındaki negatif değişmelerden, BTC fiyatlarındaki pozitif değişmelere doğru bir nedensellik ilişkisi tespit edilmişken, NASDAQ ve DOWJ fiyatlarındaki pozitif değişmelerden ETH fiyatlarının pozitif değişmelerine doğru bir nedensellik ilişkisinin varlığına ulaşılmıştır. Son olarak kripto paralar arasındaki nedensellik ilişkisi sınandığında BTC fiyatlarındaki negatif değişimlerden ETH fiyatlarındaki pozitif değişimlere, ETH fiyatlarındaki negatif değişimlerden BTC fiyatlarındaki pozitif değişimlere doğru bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.Öğe Depo raflarının farklı deprem ivmeleri altında davranışının incelenmesi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023) Çelik, AliAğır yük ve palet rafı olarakta bilinen depo raf sistemleri; soğukta şekillendirilen ince cidarlı kesitlerlerden oluşmaktadır. Yaşadığımız yüzyıldaki küresel ekonomik koşullar, bu sistemlere olan talebi hızla artırmaktadır. Bir başka küresel faktör olan deprem, performans analizlerini önemli bir konu haline getirmiştir. Hızlı üretilebilmeleri, yüksek katlı yapılmaları ve taşıdığı yüklerin ağırlığı bakımından çelik konstrüktif yapı haline gelen bu sistemlerin depremselliği önem arz etmektedir. Özellikle deprem etkilerine karşı dayanımlarını etkileyen en önemli konu; ayaklarda kullanılan profil tipleridir. Süneklik düzeyi sınırlı olarak tasarlanan bu sistemlerde stabilite, merkezi çaprazlı çelik çerçeveler ile sağlanmaktadır. Deprem yer hareketleri; depolama raflarının doğru tasarlanmadığı durumlarda çökmesine veya devrilmesine neden olabilmektedir. Genel yaklaşım, bu tarz sistemlerin deprem esnasında sünek davranış göstebilmesi ve sistemin sınırlar içerisinde deplasman yaparak yıkılmadan ayak kalabilecek rijitliğe sahip olmasını şeklindedir. Bu çalışmada; staik yükler ile deprem etkilerinin, profil kapasitelerine nasıl etkidiği araştırılmıştır. Bu bağlamda örnek bir modül uygulaması tasarlanarak, farklı depremselliğe sahip bölgelerde kurulduğu varsayılacaktır. Elde edilen iç kuvvetler ve tasarım yaklaşımlarıyla farklı profil kesitlerinin dayanım kapasiteleri araştırılarak, yerli ve özellikle bu konuda ileri çalışmalara sahip yabancı ülke yönetmeleklerine göre irdelenecektir. Lojistik bir depoda yapılan raf gurubundan örnek bir modül alınarak, ön tasarımı autocad ortamında yapılmıştır. Daha sonra model sap2000 ortamına import edilerek; sonlu elemanlar yöntemiyle analizi yapılmıştır. Gerek analiz, gerekse sonuçların irdelenmesinde aşamasında CFS, TBDY 2018, ÇYHY 2016, FEMA 440, FEMA 365, AISI S100 yönetmelik ve şartnamelerinden faydalanılmıştır. Yatay deplasmanın merkezi çaprazlı gerdirmeler ile karşılanmasına rağmen, ayak profil tasarımlarında kesitlerin ve form şekillerinin arttığı gözlemlenmiştir.Öğe Döviz Kurundaki Değişimlerin Türkıye’nin Sektörel ve Faktör Donatımı Temelindeki İhracatına Etkileri: Yeni Dış Ticaret Politikasının Değerlendirilmesi(Marmara Üniversitesi, 2023) Çelik, AliÇalışmanın amacı, 2013-2021 yılları arası 108 aylık veri kullanarak reel döviz kurundaki değişimlerin Türkiye ekonomisinin sektörel ve faktör donatımı temelindeki ihracatına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda özellikle ülke ekonomisinin dış ticaretindeki faktör yoğunlukları hesaplanmış, elde edilen değerler ekseninden kur değişimleri ile sektörel ve faktör yoğunlukları ihracatı ilişkisi, simetrik ve asimetrik nedensellik test yöntemleriyle sınanmıştır. Simetrik nedensellik testi sonucuna göre döviz kuru ile yatırım, ara malları, tüketim malları ve emek yoğun malların ihracatı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuşken kolay taklit edilebilen Ar-Ge bazlı mal ihracatına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi saptanmıştır. Asimetrik nedensellik testi sonuçlarına göre ise döviz kurundaki pozitif şoklardan tüketim malları ihracatının negatif şoklarına olmak üzere hammadde yoğun, emek yoğun, sermaye yoğun ve kolay taklit edilen Ar-Ge bazlı mal ihracatının pozitif şoklarına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Öte yandan, döviz kurundaki negatif şoklardan tüketim mallarının negatif ve pozitif şoklarına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde izlenen yeni dış ticaret politikası (rekabetçi kur) ile ülke ekonomisinin yüksek katma değerli sanayileşme stratejisi arasındaki bağlantı değerlendirilmiştir.Öğe Effects of Coronavirus Pandemic on Stock Markets in The European Union(Pamukkale Üniversitesi, 2022) Çelik, Ali; Nergiz, Ebru; Akdağ, NuranThe world is undergoing one of the biggest economic crises since the 1929 Great Depression with the coronavirus pandemic. The emergence of the COVID pandemic, before the effects of the 2008 global economic crisis had not evaded, triggered the dynamics of the economic crisis again. The European Union (EU) economy is also profoundly affected by the crisis. This paper explores the relationship between the number of coronavirus disease 2019 (COVID-19) cases and Europe's most important stock market indices by using time series analysis. While performing the analysis, three different models were created. In this context, the number of cases of COVID-19 has been used as independent variables, while DAX Index, CAC 40 Index, and Euronext 100 Index have been tested as dependent variables, respectively. The analysis results prove that there is a long-run cointegration relationship between variables. We also found that the Error Correction Model results are statistically significant. Consequently, the estimator results determine that the COVID-19 negatively affected the European stock markets.Öğe Examining the roles of labour standards, economic complexity, and globalization in the biocapacity deficiency of the ASEAN countries(TAYLOR & FRANCIS INC530 WALNUT STREET, STE 850, PHILADELPHIA, PA 19106, 2023) Çelik, Ali; Alola, Andrew AdewaleWith Singapore currently the world's most natural capital (biocapacity) deficit alongside four other Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) countries having varying degree of ecological deficit, i.e. Indonesia, Malaysia, the Philippines, and Thailand, it then offers a clear justification for a more scrutiny of the ASEAN states' ecological footprint dynamics. To provide more insight on the drivers of ecological footprint in the overall panel and for each of the above-mentioned countries, the roles of economic complexity, average working hours, labour productivity, labour income share, and globalization were examined by employing the Dynamic Ordinary Least Squares Mean Group (DOLSMG) alongside the recently developed (non)time-variant Granger causality approaches. For the overall panel, the DOLSMG approach established that labour productivity, labour income share, and globalization reduce the biocapacity deficit by improving ecological quality while economic complexity worsen the region's environmental quality. Additionally, in the overall panel, there is Granger causality evidence from the average working hour, labour income share, labour productivity, globalization, and economic complexity to ecological footprint. Moreover, the results of the two Granger causality approaches are unanimous in evidence. For instance, average working hours per year is a significant causal of ecological footprint in all the sampled countries at varying periods. Specifically, there are Granger causalities: from labour productivity to ecological footprint in Malaysia, the Philippines, Singapore and Thailand; from globalization to ecological footprint in Malaysia, the Philippines, Singapore, and Thailand; from economic complexity to ecological footprint in Indonesia, Malaysia, the Philippines, Singapore, and Thailand, all at varying times.Öğe G20 Ülkelerinde Sağlık Harcamalarının Ekonomik Büyüme Üzerindeki Etkisinin Analizi(Manisa Celal Bayar Üniversitesi, 2020) Çelik, AliFiziki sermaye argümanına bilhassa 1980’li yıllardan sonra bilgi, beceri ve maddi olmayan emek süreçlerinin dâhil olması yeni bir tarihsel momentuma işaret etmektedir. Fiziki sermayenin anti tezi olarak kavranan beşeri sermaye bu dönemsel koşulların ürünüdür. Beşeri sermayede, insan merkezli bir yaklaşım söz konusudur. Dolayısıyla eğitim, sağlık, nüfus ya da bir bütün olarak demografik öğeler dikkate alınmaktadır. Fakat iktisat çalışmalarında beşeri sermaye dendiğinde ağırlıklı olarak eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme ilişkisine odaklanılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, beşeri sermaye faktörünün bir diğer önemli bileşeni olan sağlık harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi panel veri ekonometrisi yöntemini kullanarak G20 ülkeleri özelinde araştırmaktır. Bu bağlamda, Dumitrescu-Hurlin (2012) Panel Nedensellik testi sonucuna göre; ekonomik büyüme rakamlarından sağlık harcamalarına doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi mevcuttur. Uzun dönemli eşbütünleşme katsayıları sonuçlarına bakıldığında ise panelin geneli için kişi başına düşen sağlık harcamalarındaki (SH) artışların, ekonomik büyüme (EB) rakamlarına pozitif ve istatistiki olarak anlamlı düzeyde etkilediği bulgulanmıştır. Bu sonuca göre, kişi başına sağlık harcamalarındaki %1’lik artış, uzun dönemde ekonomik büyüme rakamlarını %0.81 oranında artırmaktadır.Öğe Human capital and manufacturing activities under environmentally-driven urbanization in the MENA region(FRONTIERS MEDIA SAAVENUE DU TRIBUNAL FEDERAL 34, LAUSANNE CH-1015, SWITZERLAND, 2024) Bajja, Salwa; Radoine, Hassan; Çelik, Ali; Dakyaga, Francis; Damrah, SadeqMiddle East and North Africa (MENA) region possesses immense capacity for renewable energy generation. Despite the potential, most countries in the region are yet to fully embrace renewable energy. Non-renewable sources still dominate their energy mix. This study examines the interplay between urbanization, renewable and non-renewable energy consumption, and environmental quality in the six Middle Eastern and North African countries from 1990 to 2021, using the mean group (MG), the mean group dynamic least squares (DOLSMG), the common correlated effect (CCE), augmented mean group (AMG) and the cross-section augmented ARDL (CS–ARDL). Accounting for urbanization, and economic growth, the findings of DOLSMG indicate that while renewable energy and manufacturing activities significantly contribute to environmental quality, urbanization and human capital development significantly contributes to environmental degradation. The CS-ARDL short-term and long run estimation result showed that manufacturing activities significantly contribute to environmental quality, When examined by country, it was found that there is a unidirectional causal relationship from economic growth, manufacturing value added, urbanization, human capital development to dioxide emissions in Saudi Arabia. While there is a unidirectional causality from manufacturing value added to dioxide emissions in Jordan, and a unidirectional causality from urbanization to dioxide emissions in Tunisia.Öğe Modelling the dynamics of urbanization for urban sustainability in West Africa(Elsevier B.V., 2024) Radoine, Hassan; Bajja, Salwa; Dakyaga, Francis; Çelik, Ali; Kamana, Alanda; Yakubu, Hassan; Chenal, JeromeThe West African region, one of the largest urban agglomerations in Africa has over decades experienced rapid rate of urbanization. The urbanization processes have been associated with manifold environmental and socioeconomic challenges including inefficient urban infrastructure, unaffordable housing, poor sanitation and informal settlements. Urban scholars following the rise of urbanization and climate change in West Africa have advocated for policies and programmes towards the reduction of carbon footprints and sustainable human settlements, while emphasizing on the needs to plan for urban sustainability. Yet limited studies have so far analysed the dynamics of urbanization in West Africa, especially in relations to sustainability. Motivated by the evolving debates on urban sustainability, this study contributes to urban planning discourse, by exploring the dynamics of energy consumption, gross domestic product, employment levels and productivity in six countries in West Africa and demonstrate the implications for urban sustainability. Using the Seemingly Unrelated Regression (SUR)-Mean Group (MG) model, we analysed annual data from 1991 to 2018 of Urban Population Growth, Gross Domestic Product, Energy Consumption, and Greenhouse gas emissions. The study revealed variation across the selected countries in terms of rate of urbanization, productivity, and energy consumption. The results suggest the need for commonalities as well as differentiated approaches towards improving urban environmental quality for urban sustainability. Furthermore, while there is a need to promote green urban infrastructure, concerted efforts are required towards promoting sustainable urban environmental quality. © 2024 The AuthorsÖğe Prim Üretimi Yüksek Bankalarda Bankasürans ve Karlılık İlişkisinin Analizi: Türkiye Örneği(Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 2023) Özcan, Hakan; Çelik, Ali; Timuray, TayfunTürkiye’de sigorta şirketleri tarafından yapılan prim üretiminin yaklaşık ¼’ü banka kaynaklıdır. Günümüz bankacılık sisteminde kâr sadece kullandırılan kredilerden değil aynı zamanda diğer bankacılık faaliyetlerinden elde edilen komisyon gelirlerinden de oluşmaktadır. Bu çalışmada 2013- 2023 arasındaki yıllar kapsamında hayat, kasko ve ferdi kaza prim üretimi gibi seçilmiş sigorta değişkenlerinin Türkiye’de sigorta prim üretimi en yüksek 5 bankanın net kâr marjını hangi oranda etkilediğini tespiti amaçlanmıştır. Bu doğrultuda elde edilen dirençli panel tahmin sonuçlarına göre diğer etkenler sabitken, kasko prim üretimindeki %1’lik artışın bankaların net karını %0,65 düzeyinde yükselttiği, hayat prim üretimindeki %1’lik artışın ise bankaların net karını %0,53 düzeyinde yükselteceği sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Sendikal örgütlülük düzeyi ile sosyal harcamalar arasındaki ilişkinin incelenmesi: OECD ülkelerinden bulgular(Aydın Karapınar, 2022) Çelik, AliÇalışmanın amacı, sendikal örgütlülük düzeyindeki değişimlerin sosyal harcamaların seviyesini etkileyip etkilemediğini incelemektir. Bu çerçevede 1990-2017 yılları arası dönem ele alınarak rassal olarak seçilmiş 16 OECD ülkesine ait sendikal örgütlülük düzeyi ile sosyal harcamalar arasındaki ilişki panel veri ekonometrisi yöntemiyle araştırılmaktadır. Ayrıca sosyal harcamalar düzeyinin diğer belirleyicisi olarak kabul edilen emek üretkenliğinin etkisinin sınanması için toplam faktör verimliliği, beşerî sermaye düzeyi ve yıllık ortama çalışma saati değişkenleri bağımsız değişken olarak modele dâhil edilmektedir. Bu bağlamda korelasyon matrisi sonuçlarına göre, sendikal örgütlenme düzeyi ve beşerî sermaye ile sosyal harcamalar arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki bulunurken, yıllık ortalama çalışma saati ile arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmaktadır. Driscoll-Kraay Standart Hatalar tahmin sonuçları ise, beşerî sermayedeki artışın sosyal harcamaları pozitif yönde, çalışma saatlerindeki artışın ise sosyal harcamaları negatif yönde etkilediğini göstermiştir.Öğe Sigorta Şirketlerinde Kârlılığın Belirleyicileri: Bıst Sigorta Şirketleri Üzerine Bir Araştırma(İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, 2024) Çelik, Ali; Özcan, Hakan; Çanakçıoğlu, MustafaBu çalışmanın amacı, Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin kârlılığını belirleyen faktörlerin araştırılmasıdır. 2016Q1-2023Q3 dönemini kapsayan çalışmada Borsa İstanbul’da (BIST) pay senedi işlemi gören ve sigorta endeksinde (XSGRT) yer alan altı şirketin verileri kullanılmıştır. Panel veri analiz yönteminin kullanıldığı araştırmada, net kâr marjının bağımlı değişken olduğu iki model kurulmuştur. Analiz sonucunda Model 1’de net hasar/prim ve reasürans hariç yazılan prim/brüt primlerin net kâr marjı üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi tespit edilirken, faaliyet giderleri/brüt primlerin etkisinin ise pozitif ve anlamlı olduğu bulunmuştur. Model 2’de ise, cari varlıklar/kısa vadeli yabancı yükümlülüklerin net kâr marjı üzerindeki etkisi istatistiki olarak anlamlı ve negatif, şirket büyüklüğünün etkisinin ise pozitif yönlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Öğe Testing Linear and Nonlinear Relationships Between Foreign Direct Investment and Fossil Energy Consumption in Fragile Five Countries(İstanbul Üniversitesi Yayınevi, 2023) Çelik, AliThe global warming and climate change problem is causing severe threats for the present and the future. The excessive utilization of fossil energy resources, especially on the production side, has contributed greatly to global warming by producing the greenhouse effect. In this respect, it is essential to assess the impact of foreign direct investment (FDI), which is expected to increase the production and employment of countries, on the utilization of fossil fuels. In this study, we investigate the relationship between FDI and fossil energy consumption (EC) utilizing such tests as: Johansen linear cointegration, Kapetanios, Shin, and Snell (2006) nonlinear cointegration, the linear Error Correction Model (ECM), Exponential Smooth Autoregressive (ESTAR) ECM, Granger (1969) linear causality, and Diks and Panchenko (2006) nonlinear causality. In this context, annual data covering the period between 1980 and 2020 are employed for the “Fragile Five” countries, which are: Brazil, Indonesia, India, Turkey, and South Africa. By applying the Augmented DickeyFuller (ADF) linear unit root test, we found that the series became stationary after taking the first difference. Following the unit root test results, Johansen's (1988) linear cointegration test results indicated that there existed a cointegration relationship from FDI to EC for Turkey and South Africa, while Kapetanios, Shin, and Snell's (2006) nonlinear cointegration test results revealed that there existed a cointegration relationship from FDI to EC in South Africa. In addition, the linear error correction model was proven to be valid for Turkey and South Africa, while the ESTAR nonlinear error correction model is valid only for Turkey. Finally, Granger's (1969) causality test results proved that there was a causal relationship from FDI to EC in Turkey. Dicks and Panchenko (2006) stated that there was no causal relationship between the variables.Öğe Türkiye’de Enflasyonun Belirleyicilerinin VAR Yöntemi İle Analizi (2008-2019)(Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 2021) Çelik, AliÇalışmanın amacı Türkiye için enflasyonun 2008 sonrası belirleyicilerini araştırmaktır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi saptamak için 2008:1-2019:12 dönemini kapsayan aylık veriler zaman serisi analizi ile test edilmektedir. Johansen eşbütünleşme analizine göre, serilerin uzun dönemde eşbütünleşik olduğu görülmektedir. Granger nedensellik test sonuçları incelendiğine, TÜFE ile hampetrol ve doğalgaz fiyatları, reel efektif döviz kuru ve yurtiçi kredi hacmi arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmektedir. Bununla birlikte, TÜFE’den para arzı ve politika faiz oranına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi mevcutken, ÜFE ile bankalarca mevduatlara verilen faiz oranından TÜFE’ye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı ortaya çıkmaktadır. Ayrıca VAR analizi temelinde gerçekleştirilen etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırması sonuçları değerlendirilmektedir.Öğe Ülkelerin Sahip Olduğu Teknoloji Düzeyi Ekonomik Başarının Kaldıracı mı? Gelişmiş Ülkeler Örneği(Türkiye Bankalar Birliği, 2021) Çelik, Ali; Akdağ, NuranFirma, endüstri ve ülke ekonomisinin başarılı olmasının koşulları arasında ölçek ekonomileri, fiyat, kalite, kapasite ve maliyet gibi unsurlar yer almıştır. Sanayi Devrimleri ile birlikte teknolojik gelişmeler, katma değeri yüksek üretimi, üretilen ürünlerin çeşitlilik ve zamana göre şekillendirdiği yenilik temelli ekonomiyi ön plana çıkarmıştır. Çalışmanın amacı, ülkelerin sahip olduğu teknoloji düzeyinin ülkelerin ekonomik başarılarını (ekonomik büyüme performanslarını) etkileyip etkilemediğini incelemektir. Bu doğrultuda, 15 gelişmiş ülkenin 2000-2018 yılları arasındaki teknolojiye dayalı yatırım ve üretiminin ekonomik başarılarını ne düzeyde etkilediği birbirileriyle bağlantılı oluşturulan üç model çerçevesinde araştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda ülkelerin sahip olduğu teknoloji düzeyi ve bu alana yönelik yapmış oldukları yatırımlar, seçilmiş ülkelerin ekonomik başarılarının kaldıracı olduğu tespit edilmiştir. Fakat toplumun genelinin refah ve mutluluğunun arttırılması için salt büyüme fetiş bir perspektifin yeterli olmadığının bunun yanı sıra üretilen toplumsal zenginliğin adil dağılımı açısından bölüşüm ilişkilerini gözeten yeni mekanizmaların devreye sokulmasının gerekli olduğu politika önerisi olarak ileri sürülmüştür.Öğe Volatility of BIST 100 Returns After 2020, Calendar Anomalies and COVID-19 Effect(Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 2021) Çelik, AliMarket actors define the volatility in financial markets as a measure of risk. This study aims to investigate the volatility movements in the return series calculated on the closing values of the BIST 100 index between 01.Jan.2020-11.Feb.2021. In addition, the days of the week anomaly, the dates of public holiday, and COVID-19 pandemic effect were used as dummy variable in the econometric model. The findings showed that the EGARCH (3,3) model is to be the best performing model. Accordingly, Friday’s anomaly, Public Holidays, and the COVID-19 pandemic create negative shocks on the volatility movements of the return series, increase the volatility movements, and consequently, asymmetric and leverage effect emerged.Öğe Yükselen Piyasa Ekonomilerinde Ekolojik Sürdürülebilirlik: Doğrusal ve Doğrusal Olmayan Birim Kök Analizi(Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, 2022) Çelik, AliÜretimde kullanılan güç (enerji) mekanizmasındaki radikal değişim ile sanayi kapitalizmine geçişin kapısı aralanmıştır. 18. yüzyıla kadar insan ve hayvan gücü temelinde gerçekleştirilen üretim, buharlı makinelerin fabrika sistemine entegre edilmesiyle doğanın diğer güçlerinden de yararlanma imkânını beraberinde getirmiştir. 19. yy’ın son çeyreğine gelindiğinde güç kaynağı olarak kömür, petrol ve doğalgaz gibi yüksek karbon içerikli fosil yakıt kullanımına geçilmiştir. Günümüze değin üretim sürecine koşut olarak fosil yakıt kullanım miktarındaki yoğunluk karbondioksit (CO2) salınımını önemli ölçüde yükseltmiş, bu durum sıcaklığın atmosferde tutulmasına yardımcı olan sera gazı konsantrasyonunu arttırmıştır. Atmosferik sera gazı konsantrasyonundaki ilerleyiş yer kürenin normalin üzerinde ısınmasının koşullarını oluşturmuş ve iklim değişikliğine davetiye çıkartmıştır. İnsanlık son yarım yüzyılda iklim değişikliğinin neden olduğu pek çok doğal felaketle karşılaşmıştır. Genel olarak ekolojik krizler özel olarak iklim değişikliğinin arka planında kuşkusuz kar odaklı üretim biçiminin önemli bir payı söz konusudur. Kapitalist üretim biçimindeki plansızlık doğal çevre üzerinde negatif dışsallık yaratmış, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi yakıcı ekolojik sorunların ortaya çıkmasına zemin oluşturmuştur. Çalışmanın amacı, kapitalist üretim ilişkisinin varlığı altında sürdürülebilirlik anlayışının sınırlarını tartışmaya açmaktır. Bu çerçevede 1980-2019 yılları arasında 10 yükselen piyasa ekonomisindeki (Brezilya, Çekya, Macaristan, Malezya, Meksika, Polonya, Güney Afrika, Tayvan, Tayland ve Türkiye) ekolojik sürdürülebilirlik düzeyi doğrusal ve doğrusal olmayan birim kök test yöntemleriyle araştırılmıştır. Nitekim daha güvenilir sonuçlar vereceği düşünülen Kruse (2011) ve Hu ve Chen (2016) doğrusal olmayan birim kök testi sonuçlarına göre Çekya ve Tayland dışındaki diğer sekiz yükselen piyasa ekonomisinde ekolojik sürdürülebilirliğin sağlanmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla ülke ve zaman boyutu dikkate alındığında kapitalizm ile sürdürülebilirlik anlayışı arasında paradoksal bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.